Sevgili, saygılı bilumum başlanış sıfatlarından oluşan Ercan;
Zat-ı alilerinize iltifatla karışık ve bir o kadar da gerçek sunumumu yapmak istiyorum..

Hımm.. “Hakkımda” yazısını kaleme dökme işi nerden mi çıktı:D Tamamıyla Ercan’ın beni rencide etmesinden kaynaklandı diyebilirim..
Msnde yazmadan bir dursa yazıya devam edeceğimde ama her zaman ki gibi kıpır kıpır (:

Onun için ne desem eminim ki eksik kalacağım.. İfade etmek de güçlük çektiğim kişilikte biri o çünkü.. Hangi cümleyi diğerinden önce kursam diye düşünüyorum.. En iyisi seyrine bırakmak (:

Ercan, yaprak gibi.. Her şeyi zamanına bırakır.. Solacaksa sonbaharda solar, yeşerecekse baharı bekler.. Her şeyin fazlasını verir eksiğini kabul eder.. Gözleri arada boşluğa dalar ama bu boş düşündüğü anlamına gelmez.. Derin düşünür, dikkatli adım atar.. Gecenin en koyu gizemini gözlerinde saklar.. Gözleri bir sırrı perdeleyene kadar ağlamaz, ağlayamaz.. Gözyaşları değerlidir çünkü..

Çocuksu gülüşüyle zıt düşer mantığı.. Onunla aynı anda elma şekeri de yiyebilirsin ve bunu yaparken sadece tek bir kelime hakkında ifade edebileceği yüzlerce cümle de duyabilirsin.. Adı geçtiğinde tatlı bir tebessüm düşer yüze.. Dudaklarından kendi adına düşen her nağmede hem üzülebilir hem de sevinçle tebessüm edebilirsin..

Ercan.. Kelime anlamıyla pek basit dursa da “Adam gibi adamdır..” günümüzde pek kalmayan cinsten.. Farklıdır.. Farkı; kurduğu tek bir cümleyle insanları kendisine çekmesi.. Yalnızlığı ellerinde saklıdır.. Bu yüzden ellerini nereye koyacağını pek bilemez..

Ercan.. Kararsız kararlı.. Evet; doğru tanım bu sanırım.. Bana kararlı olmamı içtenlikle ve kafama vura vura öğretti; sağ olsun.. Gözlerimin tebessüm etmesini sağlayan kişilerden biri de şüphesiz o.. Buradan bir teşekkürü borç bilirim :P

Mutluluğun sırrını uzaklarda arama.. Aynaya her baktığında göreceksin.. Yüreğindeki bahar tomurcukları solmasın canım benim..

Geniş zamanlı, sonsuz sevgilerimle..

Elif Karadaş
Ercan..
Ercani bir yasarsiniz ama bin bir türlü anlatirsiniz. Ben bile aslinda düsüncelerimi satirlara dökerken zorlanmazken, aman sakin bi özelligini atlamayayim diye daha cok elimi ayagima dolastiriyorum. Düsünüyorum kac gündür. En sonunda farkli kisiliklerin yerine koydum kendimi ve onu her acidan anlatmaya karar verdim:
 
Bir Arkadas: Düsünceli, birilerini dinlemeyi ve sorunlarina acilarina ortak olmayi cok iyi becerebiliyorsun. Teselli etmeyi güldürmeyi ve [seviyeli bir sekilde] saka yapmayi iyi biliyor. Tabi arada bir o da bikiyor belki dinlemekten, kaprislerden ama bi kere dahi olsun kirmamak namina sesini cikarmiyor. Sabirlidir Ercan..Güven, bu kelimenin icerigini dolduracak en dogru kisidir o. Hem güven veriyor, hemde kendisine güvenmenizi en kisa zamanda basariyor.
 
Bir Anne: Her annenin isteyebilecegi bir ogul. Akilli, zeki, yardimsever, dürüst, saygili, efendi, ve cok temiz yürekli. Ha birde cok pis bogazNe bulursa evde aninda migdesine gidiyor ve derslerine hic calismiyor. Bu iki olaya ragmen, Ercanin annesinin ellerinden öper, önünde sirf böylesine güzel kalpli bir erkek cocugu yetistirdigi icin saygiyla egilirim.
 
Bir Baba: Babasiyla zaman zaman kücük takismalar olsada, asla saygida kusur etmez Ercan. Daima seviyesini saygisini korur. Laf vermek yerine belkide susar, böyle degerini yükseltir. Laf koymasini iyi bilir Ercan, ama hakedene koyar. Haketmeyende susmayi tercih eder.
 
Bir Kardes: En sevdigi seyi, yani bilgisayari paylasmak bazen zor gelse bile, kardesleri Ercandan öyle pek sikayetci olmazlar. Olmazlar cünkü, ondan gizli gizli msnine girip sohbet etmeyi basarabiliyolar :D Yani benden söylemesi. Kardesleride Ercan kadar akilli ve zeki. Cekismeler oluyor zaman zaman, ama abi abiligini, kardes kardesligini bilerek tatliya bagliyorlardir durumu.
 
Bir Sevgili: Ercan o kadar sevecen, o kadar yumusak ki, kimseye zarari dokunamaz. Bir o kadar düsünceli, sevimli, biraz tripci, biraz cabuk alingan, cok ince düsünceli. Bazen kizdigi zaman karsidakini kirmamak icin susup, cekip gitmeyi tercih etsede, karsidakini bir o kadar o an düsünmese de, aslinda cikip giderken bile belki karsindakini düsündügü icin cekip gidiyordur. Kizdigi zaman, kirildigi zaman daha bir baska kisilik bürüyor Ercani sanki. Yumusakligini kaybetmeden, size biseyleri göstermek istemesi, size tepki vermesi yok mu.. Oturup onu kendiyle bas basa birakip izlemek istiyorsunuz sadece. Ercan belki su yazacagim iki satira cok kizacak olsa bile, bu da onun bir parcasi, yazmadan gecemem ki.. Ercan icinde ki cocugun hareketlerine yansiyip onu ele vermesi o kadar dogal bir sima veriyor ki ona ve o kadar yakisiyor ki Ercana bilemezsiniz. Icinde ki cocuk dediysem, onu cocuk olarak gördügüm icin degildir bu. O o kadar olgun bir ruha, olgun bir terbiyeye ve olgun bir ahlaka sahip ki.. Nerde nasil ne yapacagini, ve nasil davranacagini cok iyi biliyor. Karsinda ki bir kiz ise, onun ruhunu asla incitecek bir harekette bulunmuyor. Tam tersi, o kizin ruhunu oksuyor ve kendinden büyük olan insanlardan bin kat daha akilli, daha düsünceli davraniyor.
Ercan belki de, bir kizin istedigi hersey. Belki de bir kizin istedigi hayat arkadasi.
 
Ercan, Ercan oldukca, kendini özünü kaybetmedikce herkesin istedigi bir can yoldas, bir dost, bir kardes, bir agabey olucak belki de..
 
Kendini, degerlerini ve benligini asla kaybetmemen ve dünümde, bugünümde oldugun gibi, yarinimida o güzel nurunla doldurman dilegiyle..
Esra BEKAR